Merak Ettikleriniz

Normalde bir insan terleyerek günde 500 cc civarında sıvı kaybeder. Vücudun kendisini soğutmak için günde birkaç defa ter dökmesi normaldir. Terlemenin günlük hayatı etkileyecek fazlalıkta olmasına hiperhidroz (aşırı terleme) adı verilmektedir. Aşırı terleme olan kişilerde ter bezlerinin yapısında, sayısında ve büyüklüğünde bir anormallik yoktur. Ter bezinin normal duygusal ve fiziksel uyarılara karşı cevabında ve ter üretiminde bir artış vardır.
Terleme vücudun sıcaklığını ayarlayan sistemin önemli bir parçasıdır. İnsanın yaşaması için vazgeçilmez bir öğedir ve vücudu aşırı ısınmadan koruyarak klima gibi görev yapar.
Toplumun yüzde 1’inde aşırı terleme şikayeti görülür. Hiperhidroz, genellikle ergenlikte ve 20'li yaşlarda başlar ve hayat boyu sürebilir. Her iki cinsiyeti eşit oranda etkilemesine rağmen, kadınlar erkeklere göre daha fazla tedaviye başvurmaktadır. Geçici bir durum değildir, ancak aralıklı veya devamlı olabilir.
Ter miktarı kişiden kişiye göre değişebildiği için aşırı terlemenin tanısı ve değerlendirmesi çoğu kez zordur. Terin salgılanması insanlarda sinir sisteminin çalışması ile doğru orantılı olup, aşırı terleme toplumun yüzde 1’inde karşılaşılan bir sorundur.
Terleme tedavisine başlamadan önce ilk aşamada terlemenin nedenleri araştırılır. Hastanın hikayesi dikkatlice dinlenip, fiziksel muayenesi yapıldıktan sonra gerekli tetkikler istenir. Kişide kilo problemi olup olmadığı incelenir. Uzun süreli geçirdiği herhangi bir rahatsızlık olup olmadığı, menopoz döneminde olup olmadığı, tiroid bezi veya böbrek üstü bezi ile ilgili herhangi bir problemi olup olmadığı araştırılır. Bu durumların hiçbirinde sorun saptanmaz ise, doğuştan sempatik sinir sisteminin aşırı çalıştığı kanaatine varılabilir. Tüm sonuçlara bağlı olarak kişiye özel bir tedavi protokolü hazırlanır.
Erişkin bir kişide ter bezi sayısı toplam 2-5 milyon arasında değişir. Bunların yaklaşık 3 milyonu kokusuz, berrak bir sıvı salgılayan ter bezleridir. Berrak ter salgılayan bezlerin çoğu ayakların tabanı, eller ve yüz bölgesinde bulunur. Koyu kıvamlı ve kokulu ter salgılayan ter bezleri ise koltuk altı ve genital bölge gibi belirli yerlerde bulunur. Koltuk altlarında berrak ve kıvamlı ter salgılayan ter bezi sayıları eşit olmasına karşın, diğer bölgelerde berrak ter salgılayan ter bezi sayısı on kat fazladır.
Tirotoksikoz denilen tiroid hormonların toksik düzeyde artması sonucu metabolizma hızının artmasıyla terleme oluşabilir, bu hastalarda ayrıca sinirlilik, huzursuzluk, iştah artışına rağmen kilo kaybı, ısıya tahammülsüzlük de vardır. Şeker hastalarının kan şekerleri normalin altına düştüğünde çarpıntı, titreme ve baş ağrısına terleme eşlik edebilir, bununla birlikte diyabetik nöropatiye bağlı bölgesel terlemeler de karşımıza çıkabilir. Nöropati sonrası dudaklar, ağız çevresi ve alında normalde sıcak ve baharatlı şeyler yenildiğinde ortaya çıkan tarzda terleme gözlenebilir.